#41
GÜLAY: Güllerin açtığı ay, mayıs

varmış oleyyy....



#42
İCLAL: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram

İDİL: Kır hayatını anlatan şiir, ya da yazı - İçten, saf aşk

İFFET: Temizlik, namuslu olmak

İKBAL: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi

İLAYDA: Su perisi

İLCAN: Ülkenin canı, sevdiği

İLGİN: Yabancı, gurbette yaşayan

İLHAN: Moğol hükümdarı

İLKAY: Ayın ilk hali

İLKBEN: Ben ilk'im anlamında

İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad

İLKE: Temel düşünce, ana görüş ve inanış

İLKİN: Önce, öncelikle

İLKNUR: Ayın ilk hali

İLKSEN: Önce sen anlamında

İLKYAZ: Bahar sonu, Yaz başlangıcı

İLSU: lkenin suyu, bereketi

İLTER: Yurdunu seven, koruyan

İMGE: Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey

İMRAN: Bayındırlık, mutluluk, bolluk,bereket

İMREN: Görünen bir şeyi ya da bir isteği elde etme isteği

İNCİ: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi

İNCİNUR: İnci gibi ışıklı, parlak

İPEK: İpek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel

İREM: Cennet / Şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe

İSMİHAN: Hükümdar ismi

İYEM: Güzellik

İZEL: İz + El /El izi anlamında

İZGİ: İyi, güzel, adaletli


#43
JALE: Kırağı, çiğ, şebnem

JALENUR: Parlayan, ışıldayan çiy

JÜLİDE: Karışık, dağınık saç


#44
KADER: Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç

KADRİYE: Değerle ilgili / İtibar, onur

KAMELYA: Çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki - Yabangülü

KAMİLE: Tam, eksiksiz - Kemale ermiş - Bilgin, bilgili

KAMURAN: İstediğine ulaşmış, mutlu

KARANFİL: Kokulu bir çiçek

KARDELEN: Baharda çok erken açan bir çiçek - Çiğdem

KARMEN: Parlak kırmızı

KAYRA: Büyük birinden gelen iyilik - İhsan

KERİMAN: Cömert - Ulu, büyük

KERİME: Cömert - Ulu, büyük - Kız çocuk

KEVSER: Cennette bir akarsuyun adı

KEZBAN: Aslı Kedbanu - vekilharç kadın (evi çekip çeviren)

KISMET: Talih, nasip, kader

KIVILCIM: Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası

KIYMET: Değer, paha (baha), bedel

KİBARİYE: İnce, zarif - Cömert, asil

KİRAZ: Gülgillerden bir meyva ağacının sulu

KÖSEM: Sürülere rehberlik eden - Cildi temiz, pürüzsüz

KUMRU: Güvercinden küçük boz renkli kuş

KÜBRA: En büyük


#45
LALE: Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi

LALEHAN: Lalelerin sultanı

LAMİA: Parlak, parlayan

LATİFE: Yumuşak, hoş,güzel,nazik - Güldüren güzel söz , şaka

LEMAN: Parlama, parıltı

LEMİDE: Parlak, parıldayan

LERZAN: Titreyiş, titrek

LETAFET: Latiflik, hoşluk - Güzellik

LEYLA: Uzun ve karanlık gece

LÜTFİYE: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili

LÜTUF: İyilik, güzellik, hoşluk - İhsan, bağış


#46
MACİDE: Şan ve şeref sahibi

MAHİNUR: Ay ışığı - Ay yüzlü güzel

MAHMURE: Uyku basmış, yarı baygın göz

MAKBULE: Alınan, kabul olunan, beğenilen

MANOLYA: Beyaz, güzel kokulu ağaç ve çiçekleri

MARAL: Dişi geyik, ceylan, karaca

MEDİHA: Övülmeye neden olan

MEFHARET: Övünç, övünme, kıvanç

MEFKURE: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç

MEFTUN: Gönül vermiş, tutkun

MEHPARE: Ay parçası

MEHTAP: Ay ışığı, Dolunay

MEHVEŞ: Ay yüzlü güzel

MELAHAT: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak

MELDA: İnce ve taze vücutlu

MELEK: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık

MELİHA: Güzel, Şirin

MELİKE: Kadın hükümdar, hükümdarın karısı

MELİS: Bal arısı

MELİSA: Baklagillerden, yaprakları liomu andıran kokulu bir bitki

MELODİ: Ezgi, müzik parçası

MELTEM: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı

MENEKŞE: İnce saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki

MENGÜ: Ebedi, ölümsüz

MERİÇ: Bulgaristanla olan sınırımızda bulunan bir nehir

MERİH: Dokuz gezegenden biri (Mars)

MERVE: Mekke yakınlarında bir dağ

MERYEM: Dinine bağlı kadın

MESUDE: Mutlu, bahtiyar

MISRA: Şiirin bir satırı

MİHRİBAN: Seven, şefkatli

MİMOZA: İnce sarı yapraklı çiçek açan bir süs bitkisi

MİNE: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası

MİRAY: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan

MUALLA: Makam ve rütbece yüksek olan

MUAZZEZ: Saygı uyandıran, kıymetli - İzzet, şeref sahibi

MUHTEREM: Saygın, saygıdeğer

MUKADDER: Tanrı hükmü, kader, alın yazısı

MUKADDES: Kutsal olan , mübarek olan Mukaddes Kutsal olan , mübarek olan

MUNİSE: Sıcak kanlı, sevimli

MUZAFFER: Zafer kazanan, üstün gelen

MÜBERRA: Aklanmış, temize çıkarılmış

MÜCELLA: Parlak, cilalanmış

MÜESSER: Eser bırakan, eser sahibi

MÜGE: İnci çiçeği,

MÜJDE: İyi haber, sevinçli haber

MÜJGAN: Kirpik

MÜKRİME: İkramı bol olan

MÜNEVVER: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili

MÜNİRE: Işık veren, aydınlatan

MÜRÜVVET: Kişilik, şahsiyet, insanlık

MÜŞERREF: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış

MÜYESSER: Kolaylıkla yapılan

MÜZEYYEN: Süslü, süslenmiş, bezenmiş


#47
NACİYE: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş

NADİDE: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan

NADİRE: Az bulunur, seyrek, ender bulunan

NAFİA: Bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmalar

NAGEHAN: Ansızın

NAĞME: Ezgi, uyumlu ses

NAHİDE: Venüs - Ergenlik çağındaki kız

NAİLE: İsteğine ulaşmış

NALAN: İnleyen

NAME: Mektup - Aşk mektubu

NARİN: Zarif, ince yapılı

NAŞİDE: Şiir okuyan , yazan

NAZ: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış

NAZAN: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan

NAZENDE: Nazlanan - Sevgili

NAZİFE: Zarif, kibar - Temiz

NAZLI: Naz eden, cilveli, işveli

NAZMİYE: Şiirle ilgili, düzenli

NEBAHAT: Onur, şeref, ün

NECLA: Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale,nesil

NECMİYE: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait

NEDİME: Hoş sohbet, kadın - Kadın arkadaş

NEDRET: Az bulunan

NEFİSE: Beğenilen, hoş, güzel

NEHİR: Irmak, büyük akarsu

NERGİS: Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki

NERİMAN: Pehlivan, yiğit

NERMİN: Nazik, ince

NESLİHAN: Han soyundan gelen

NESLİŞAH: Şah soyundan gelen

NESRİN: Bir tür yaban gülü

NEŞE: Sevinç, gönül ferahlığı

NEVAL: Talih - Bağış, ihsan

NEVCAN: Yeni doğmuş

NEVİN: Yeni

NEVRA: Işıklı parlak, çiçek

NEZAHAT: İç temizliği, paklık

NEZAKET: Naziklik, zariflik, incelik ç

NEZİHE: Temiz, pak

NİDA: Seslenme, çağırma, seslenen

NİGAR: Resim, resim gibi güzel

NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi

NİHAN: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz

NİL: Afrika kıtasında bir nehir

NİLAY: Nil'e ışık saçan

NİLGÜN: Mavi renkte, çivit rengi

NİLÜFER: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi

NİMET: İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler

NİSA: Kadın

NİSAN: Yılın dördüncü ayı

NUR: Işık, parıltı aydınlık, Allah'ın gönderdiği ışık

NURAL: Kutsal ışık

NURAN: Işıklı, nurlu, aydın

NURAY: Ay ışığı gibi nurlu

NURCAN: Işık canlı, can ışığı

NURÇİN: Işık derleyen

NURDAN: Işıklı, parlak

NURGÜL: Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık

NURHAN: Aydın hükümdar

NURİYE: Işıklı, ışıktan gelme

NURPERİ: Peri kadar aydınlık, güzel

NURSEL: Sel gibi ışık

NURSELİ: Işık seli

NURSEN: Işık gibi nurlu

NURŞEN: Işık gibi şen ve güler yüzlü

NURTEN: Teni ışık gibi beyaz olan

NÜKHET: Güzel ve hoş kokulu


#48
OKŞAN: Sevil, sevgiye değer ol

OLCA: Düşmandan ele geçirilen mal, ganimet

OLCAY: Talih, baht, ikbal

ORKİDE: Az bulunup zor yetiştirilen değerli bir çiçek

OYA: İpek ibrişim kullanılarak iğne, fırkete gibi şeylerle yapılan ince dantel


#49
ÖĞÜN: Kendini yücelt,gurur duy - Zaman - Kez, defa - Önde gelen

ÖĞÜT: Birisine ne yapıp ne yapmaması gerektiğini belirten söz

ÖMÜR: Yaşama süresi - Hayat

ÖNGÜL: Direnen, inatçı - Kılavuz - Öncü, teşvik eden

ÖVGÜ: Övmek için kullanılan söz

ÖVGÜL: Övülmeye değer

ÖVÜN: Başarılarınla, niteliklerinle yücel

ÖYKÜ: Hikaye / Masal

ÖZDEN: Özgür, özle ilgili

ÖZGE: Başka, yabancı, iyi güzel

ÖZGEN: Özü geniş, rahat

ÖZGÜL: Bir türe ait olan - Özü gül gibi olan

ÖZLEM: Hasret, birine ya dabir yere duyulan görme arzusu

ÖZLEN: Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol

ÖZNUR: Özü ışıklı, aydınlık

ÖZÜN: Şiir - Hak edilmiş ün


#50
PAKİZE: Çok temiz, hoş ve güzel

PAPATYA: Taç yaprakları beyaz, ortası sarı baharda açan bir kır çiçeği

PARLA: Parlamak fiilinin emir kipi, 3. tekil şahıs

PELİN: Siyah ve beyaz renkte acı kokulu bir tür bitki

PELİNSU: Pelin + Su (Bkz Pelin)

PEMBE: Açık kırmızı renk

PERÇEM: Kakül - Mızrak, bayrak gibi şeylerin üzerine konulan püskül

PEREN: Ülker yıldızı

PERİ: Çok güzel, çekici, dişi cin

PERİHAN: Peri padişahı, perilerin başı

PERRAN: Uçan, uçucu

PERVİN: Ülker yıldız takımı (Süreyya)

PETEK: Arıların bal depoladığı yuvacık

PINAR: Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer

PIRILTI: Parıldayan şeylerin çıkardığı ışık

PİRAYE: Süs, bezek

PÜREN: Sarı, kırmızı renkte açan küçük yapraklı bir tür ot


#51
RABİA: Dördüncü

RAHİME: Acıyan, esirgeyen

RAHŞAN: Işıltı

RANA: Güzel, hoş

RAZİYE: Kabul eden, boyun eğen

REBİA: Bahar

REFAH: Bolluk, rahatlık

REFİKA: Eş, zevce

REMZİYE: Sembolik, simgesel

RENAN: İnleyen

RENGİN: Parlak renkli - Hoş süslü

REŞİDE: İyiyi, doğruyu seçebilen, ergin

REVAN: Su gibi akan - Ruh, can

REYHAN: Fesleğen, güzel kokulu bitki

REZZAN: Ağır başlı, vakur, ciddi

RUHAN: Güzel kokulu

RUHSAR: Yüz, çehre

RUHŞEN: Neşeli, canlı

RÜYA: Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular

RÜYET: Görme.Kalp gözüyle görme


#52
"ANIL: Ölçülü davranan, hoşa giden kimse"


#53
SAADET: Mutluluk

SABAH: Günün başlangıcı

SABAHAT: Güzellik

SABİHA: Güzel, şirin

SABİTE: Yerinde duran, kımıldamayan

SABRİYE: Sabırlı, dayanıklı

SACİDE: Secdeye varan, yere yüz süren

SADRİYE: Göğüsle ilgili

SAFİYE: Katıksız, katışıksız saf

SAHİBA: Bir şeyi elde etmiş olan

SAHURE: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad

SAİME: Oruç tutan, oruçlu

SAKİNE: Oynamayan, kımıldamayan, durgun

SALİHA: İyi, yarar, yetkili, hakkı olan

SALİME: Eksiksiz, sağ, sağlam

SAMİME: Bir şeyin temeli, en köklü yeri

SAMİYE: Yüksek, ulu

SANAY: Ay gibi güzel

SANEM: Put - Güzel kadın

SANİA: Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan

SANİYE: Dakikanın 60'ta biri süresinde zaman birimi

SATI: Düğün alışverişi - Satış, alışveriş

SEBLA: Uzun kirpikli göz

SEÇİL: Beğenilen, seçilen

SEDA: Yankı, ses

SEDEF: Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu

SEDEN: (Sedan) sesin, seslenişin

SEHER: Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an

SELCAN: Hareketli, coşkulu

SELDA: (Seldağ) Dağ seli, dağdan inensel

SELEN: Haber, havadis, kulakla duyulan,işitilen

SELİN: Senin Sel'in, Sana ait sel

SELMA: Doğru ve iyi yolda, selamette olma

SELVİ: Yaz kış yeşil kalan ince uzun birağaç

SEMA: Gökyüzü

SEMAHAT: Cömertlik, el açıklığı

SEMİHA: Cömert gönüllü, eli bol

SEMİN: Değerli, pahalı

SEMİRAMİS: Asur kraliçesinin adı

SEMRA: Esmer

SENA: Övme, övüş - Şimşek parıltısı

SENAY: Ay gibisin sen anlamında

SENEM: Tapılacak kadar güzel kadın, sevgili

SENİHA: Yüce, yüksek

SERAP: Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltmacı

SERAY: Ay gibi güzel

SEREN: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç

SERİN: Ilıkla soğuk arası

SERPİL: Serpilmiş, gelişmiş

SERRA: Rahatlık, kolaylık

SERTAP: İnatçı

SERVA: Masal

SEVAL: Severek alınan

SEVCAN: Sevgili insan

SEVDA: Aşk, sevgi, tutku tutkunluk

SEVGİ: Aşk, sevme duygusu

SEVİL: Sevgiye değer, sevilen

SEVİLAY: Ay gibi hep sevilen

SEVİM: Birine yakınlık duymak, sempati

SEVİN: Memnun ol, neşelen

SEVİNÇ: Neşe, iç ferahlığı

SEVTAP: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan

SEYHAN: Kenten kente yolculuk

SEYRAN: Gezinme

SEYYAL: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan

SEZA: Uygun, yaraşan

SEZAL: Sezgili

SEZEN: Sezgisi güçlü olan

SEZER: Sezgisi güçlü olan

SEZGİ: Anlama, sezme yeteneği

SEZGİN: Duygulu, anlayışlı

SICAK: Sıcakkanlı, cana yakın

SIDIKA: Çok içten ve doğru kimse

SILA: Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer

SIRMA: Altın yaldızlı, ya da yaldızsız ince gümüş tel

SİBEL: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı

SİMA: Düz, çehre - İnsan, tip

SİMGE: Alamet, sembol, birşeyi anlatan im, imge

SİNEM: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm

SOLMAZ: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan

SONAT: Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri

SONAY: Yılın son ayı

SONGÜL: Son açan gül

SONNUR: Son ışık

SU: Rengi kokusu ve tadı olmayan saydam sıvı madde

SUAT: Mutlu, mutlulukla ilgili

SULTAN: Hükümdar ailesinden, anne, kızkardeş

SUNA: Boylu poslu endamlı / Erkek ördek

SUNAY: Ay sun, ay ışığı sun

SUZAN: Adak ayı

SÜHANDAN: Güzel konuşan

SÜHEYLA: Güney yönünde görünen parlak yıldızlar


#54
ŞADİYE: Sevinç, neşe, mutluluk

ŞAFAK: Gündoğumundan önceki aydınlık

ŞAHİKA: Yüksek, yüce, dağın zirvesi

ŞAZİMENT: Allah'ın adamı- Allah'a ait olan,onun yolundan giden kişi

ŞAZİYE: Özellikleri kimseye benzemeyen

ŞEBNEM: Çiğ, gece nemi, jale

ŞEFİKA: Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan

ŞEHNAZ: Doğu müziğinde bir makam / Çoknazlı

ŞEHRAZAT: Özgür

ŞEHRİBAN: Şehrin ileri geleni

ŞELALE: Büyük çağlayan, çavlan, akarsunun yüksekten yere düştüğü bölümü

ŞENAY: Mutlu geçen ay

ŞENGÜL: İnsanın içini açan gül / hep şen olup hep gülmek

ŞENİZ: Mutlu, sevindiren iz, hatıra

ŞENNUR: Işık saçan, neşe saçan

ŞERİFE: Şerefli, kutsal

ŞERMİN: Utangaç

ŞEVKİYE: Neşeyle, istekle ilgili

ŞEVVAL: Arap takviminin onuncu ayı

ŞEYDA: Çılgın, deli divane

ŞEYMA: Eski Türk adlarından

ŞİİR: Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi

ŞİRİN: Cana yakın, sevimli

ŞÖLEN: Eğlence, kutlama, şenlik

ŞULE: Alev, ateş alevi

ŞÜKRAN: İyilik bilme, minnettarlık

ŞÜKRİYE: Görülen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak


#55
TAÇNUR: Mutluluk

TAHİRE: Gündoğusundan esen rüzgar

TAHSİNE: Günün başlangıcı

TALHA: Güzellik

TALİA: Güzel, şirin

TAMAY: Sabırlı, dayanıklı

TANAY: Secde eden

TANSU: Şafak rengi vurmuş su

TANYEL: Katıksız, arı - Seçilmiş

TARA: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad

TAYYİBE: İyi, hoş, çok temiz

TEKGÜL: Durgun - Kendi halinde sessiz

TENAY: Uygun, yakışan - Yetkili olan - Dine uygun hareket eden

TENDÜ: Öz, asıl

TENNUR: Yüksek, ulu

TEZER: Çabuk ve erken

TİJEN: Ay gibi güzel

TİLBE: Put - Güzel kadın

TUBA: Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan

TUĞÇE: Dakikanın altmışta biri

TURNA: Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan göçmen kuş türü

TUTAM: Bir desteden daha / parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan tutam

TUTKU: İradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras

TÜLAY: İncelikle, düşünce ile ilgili

TÜLİN: Uzun kirpikli göz

TÜNAY / TUNAY: Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık

TÜRKAN: Hakana saltanatta ortaklık edeneşi

TÜRKÜ: Yankı, ses


#56
ULVİYE: Yüce, yüksek, gökle ilgili

UMAY: Üzerinden geçtiği kişilere mutluluk getirdiğine inanılan kuş, Devlet kuşu

UMUR: Görgü, deneyim

UMUT: Ümit, geleceğe güven duygusu

UZAY: Bütün varlıkları kaplayan sonsuz boşluk

UZEL: Usta, becerikli


#57
ÜLFER: Irmak, büyük su

ÜLKER: Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı

ÜLKÜ: Amaç, ideal

ÜMMİYE: Okur yazar olmayan kadın

ÜMRAN: Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık

ÜNSEL: Ünü sel gibi aşan

ÜNSELİ: Ünü sellere benzeyen

ÜNZİLE: Gönderilmiş


#58
VAHİDE: Tek, bir

VARİDE: Gelen, erişen - Söylenti

VASFİYE: Nitelikli

VEDİA: Korunması için bırakılan emanet

VEFİKA: Uygun, aynı fikirde, yoldaş

VELİDE: Yeni doğmuş çocuk

VERDA: Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)'den Verda, gül anlamında

VESİLE: Neden, sebep - Kavuşma

VİCDAN: İyiyi kötüden ayırmaya yarayan şuur, ahlak

VİLDAN: Yeni doğmuş çocuklar

VUSLAT: Kavuşma, yetişme, ulaşma


#59
YAĞMUR: Yeryüzüne düşen yağışın sıvı halinde olanı

YAKUT: Aliminyum oksit, yapısında parlak kırmızı renkli değerli taş

YANKI: Sesin bir yere çarpıp geri dönmesi ile oluşan ikinci ses, ses yansıması

YAPRAK: Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları

YAREN: Dost, arkadaş

YASEMİN: Kokulu çiçekler açan bir tür ağaççık

YAŞAM: Hayat

YAZGÜLÜ: Yaz ve Gül tamlaması / Yazın açan gül "şimdilerde bir de güz gülleri var"

YELDA: Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi

YELİZ: Yel ve iz rüzgar ve izi anlamında

YEŞİM: Yeşil renkli değerli taş

YETER: Kafi, tamam, gereksinimi karşılayacaknitelikte olan

YILDIZ: Güneş ve ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri

YONCA: Birçok türü bulunan bitki

YOSUN: Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü

YUDUM: Bir içimlik sıvı

YURDAGÜL: Yurduna güller saçan, güzellik getiren

YURDANUR: Yurduna nur getiren

YÜKSEL: Özellikle manevi anlamda yüce ol


#60
ZAHİDE: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan

ZAMBAK: Güzel iri çiçekli bir süs bitkisi

ZARAFET: İncelik, güzellik

ZEHRA: Beyaz ve parlak yüzlü olan

ZEKİYE: Zeka sahibi, kavrayışlı

ZELİHA: Züleyha, su perisi

ZENNAN: Kadınlar

ZENNUR: Zinnur, nurlu, ışıklı

ZEREN: Anlayışlı, zeki

ZERRİN: Altından yapılmış - Altın renginde - Bir cins çiçek - Fulya

ZEYNEP: Değerli taşlar, mücevherler

ZEYNO: Zeynep'in halk dilindeki söylenişi

ZİNNUR: Nurlu, ışıklı

ZİŞAN: Şanlı, ünlü, çok tanınmış

ZİYNET: Süs, süs eşyası

ZUHAL: Satürn

ZÜBEYDE: Öz, asıl

ZÜHAL: Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn)

ZÜHRE: Çiçek açan / Çoban yıldızı (Venüs)

ZÜLAL: Berrak, saf, tatlı, soğuk su

ZÜLEYHA: Hz. Yusuf'un karısının adı

ZÜLFİYE: Saçları çok güzel olan

ZÜMRA: Güzel, iyi ahlaklı - Zeki, bilgili kadın

ZÜMRÜT: Yeşil renkli bir değerli taş




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:12 .