Sponsorlu Bağlantılar:
  "KARMAŞIK NOTLAR.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Lahana Çorbası Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree3Beğeniler
Cevapla
Seçenekler
Alt 28-11-2016, 20:28 #1

Jennifer

make-up artist

"KARMAŞIK NOTLAR.

Birinci Jeolojik Zaman (Paleozoik)

"KARMAŞIK NOTLAR.



Bu devirde, ülkemizin bulunduğu yerde büyük bir tortulaşma alanı (jeo-senklinal) olan Tetis (Tethys) Denizi yer almakta idi. Bu birikim alanındaki tortular yan basınçların etkisiyle yer yer kıvrılarak yükselmiş ve başkalaşıma (metamor-fizma) uğrayarak sertleşmiştir. Bu sert kütlelere masif adı verilir.

Bunların başlıcaları;

1. Trakya'da Yıldız dağları,
2. Batı Anadolu'da Saruhan-Menteşe,
3. İç Anado­lu'da Kırşehir,
4. Doğu Anadolu'da Bitlis,
5. Orta Toroslar da Anamur-Alanya arasında oluşmuştur.

Birinci Jeolojik Zamanda oluşan arazilerin en önemli özelliği, sert ve otur­muş tabakalardan oluşmalarıdır. Bu nedenle depreme karşı daha dayanıklıdır. Ülkemizde Zonguldak çevresinde organik bir tortul kaya olan taş kömürü de bu devirde oluşmuştur.
İkinci Jeolojik Zaman (Mezozoik)
Birinci Jeolojik Zamanda meydana gelen kıvrımlı yüzeyler aşınarak pe­neplen hâline gelmiştir. Peneplenler, zamanla deniz yükselmesiyle sular altında kalarak yeni tortulanma alanları oluşturmuştur.

Bu zamanda Anadolu'nun kuzey ve güneyinde yer alan Tetis jeosenklinalinde yoğun tortulaşma olayları ger­çekleşmiştir. Kuzey Anadolu ve Toros dağ kuşakları bu zamandan kalma jeolojik arazilerin yaygın ol­duğu alanlardır
Üçüncü Jeolojik Zaman (Tersiyer)
Tersiyer başlarında ülkemiz kurak ve sıcak iklimin etkisi altında kalmış ve Kuzeydoğu Anadolu'daki kapalı havzalarda buharlaşma sonucu jipsli tortular oluşmuştur. Bu dönemde Anadolunun buyuk bir bolumu kara hâline gelmiştir.
Alp orojenezinin şiddetlendiği bu devrin ortalarında Kuzey Ana­dolu Dağlarıile Toros dağlarıoluşmuştur.
Nemli ve sıcak iklim şartlarının yaşandığı bu dönemde gür ormanlar yetişmiştir. Bu bitki örtüsü ve diğer organik maddelerin, göl ortamlarında birikmesi sonucu zamanla linyit ve petrol yatakla­rı meydana gelmiştir.
Üçüncü Jeolojik Zamanın sonlarında, ülkemizde tuz ve bor yatakları oluşmuştur.
Şiddetli bir aşınım sonunda bu devirde oluşan dağlar hafif dal­galı düzlükler hâline gelmiştir.
Anadolu'nun iç kısımlarında ve Ege denizinin bu­lunduğu yerde tatlı su gölleri, Karadeniz'in uzandığı yerde ise az tuzlu, sığ, geniş bir iç deniz bulunuyordu.
Bu zamanın sonlarına doğru Doğu ve iç Anadolu böl­gelerinde çeşitli volkanik faaliyetler yaşanmıştır.
Üçüncü Jeolojik Zamanın sonlarına doğru ülkemizin üzerinde bulunduğu arazi, yeniden yan basınçlara uğramıştır. Arap Yarımadası'nın kuzeye doğru kay­ması ile Doğu Anadolu'nun bulunduğu alan sıkışmış, bunun sonucunda da taba­kalar kalınlaşıp yükselmiştir. Batı Anadolu'nun da güneybatıya doğru kayarak ge­nişlemesi sonucunda kırıklar oluşmuştur. Bu kırık hatlarının en önemlileri; Kuzey ve Doğu Anadolu ile Batı Anadolu'daki fay hatlarıdır. Bu durum Türkiye'nin etkin bir deprem kuşağında yer almasına neden olmuştur.



Bütün bu hareketler sonucunda:
1. Anadolu bütünüyle yükselmiş,
2. Derin ve uzun kırık hatları (faylar) oluşmuş,
3. Yer yer kubbeleşmeler meydana gelmiş,
4. Akdeniz ve Karadeniz çanakları derinleşmiş

Dördüncü Jeolojik Zaman (Kuaterner)



Bu dönemde ülkemiz hemen hemen bugünkü görünümünü kazanmıştır. Kuaterner'de meydana gelen önemli olaylar şunlardır:
1. Sık sık iklim değişmelerinin görülmesi,
2. Deniz seviyesinde meydana gelen değişmeler,
3. Ege denizinin oluşması, Akdeniz ve Karadeniz sularının birleşmesi,
4. Önemli volkanik faaliyetlerin meydana gelmesidir.
Kuaterner'de Kuzey Anadolu ve Toros dağlarındaki yükselmeler devam et­miştir. Fay kuşakları boyunca çökme ve yükselmeler meydana gelmiştir.
Yeryer göllerle kaplı olan Ege denizinin bulunduğu alan (Egeit kara parçası), bloklar hâlinde çökmüştür.
Ege denizi ve boğazlar oluşarak Akdeniz, Karadeniz ile birleşmiştir.
Kuaternerde; başlangıçta etkili olan sıcak ve nemli iklim, yüksek enlemler­deki buzulları eritmiştir. Bu erimeye bağlı olarak Türkiye'yi çevreleyen denizlerin seviyeleri yükselmiştir. Sonraki dönemde ise soğuk ve kurak iklim şartları (buzul çağı) etkili olmuştur. Batı Anadolu'da 2200 m, Doğu Anadolu'da ise 2500 m'den yüksek alanlar buzullaşmaya uğramıştır.
Bu dönemde, Süphan, Nemrut, Erciyes.Tendürek, Hasan Dağı ve Karacadağ gibi volkanik dağlar oluşmuştur.
Zamanda Anadolu'da yer yer görülen yükselmeler so­nucunda akarsular yataklarına gömülerek derin vadiler ve sekiler (taraçalar) oluşturmuştur.
Kıyılarda da birçok delta ve kıyı ovaları meydana gelmiştir. Böy­lece iç ve dış kuvvetlerin etkisiyle Türkiye'nin bugünkü yer şekilleri ile jeolojik ya­pısı ortaya çıkmıştır
İçinde yaşadığımız jeolojik devirde, ülkemizde meydana gelen toptan yük­selme ve alçalmaların etkisiyle oluşan depremler devam etmektedir. Ancak oroje­nik ve volkanik faaliyetlere bağlı iç kuvvetlerin hareketliliği görülmemektedir. Dış kuvvetler ise aşındırma ve biriktirme faaliyetlerini günümüzde de sürdürmektedir.
Bu kuvvetler, yer kabuğunun şekillenmesinde devamlılığı sağlar. Ülkemiz­de dış kuvvetler ve oluşturdukları şekillerde şu ana özellikler görülür:
a) İklim şartlarına bağlı olarak yer şekillerini biçimlendiren en önemli dış kuvvet, akarsulardır.
b) 36° - 42° kuzey paralelleri arasında yer alan ülkemizde çöl iklimi görülmez. Bunun sonucunda da rüzgârların meydana getirdiği yer şekillerine az rastlanır.
c) Dağların yüksek kısımları hariç, ülkemizde buzullara ve buzulların mey­dana getirdiği yer şekillerine rastlanmaz. Bunun nedeni enlem ve deniz etkisidir.
d) Kaya tuzu, jips, kalker gibi kayaçların Akdeniz Bölgesi'nde yaygın olma­sı, karstik şekillerin meydana gelmesinde etkili olmuştur.
e) Kıyılarımızın biçimlenmesinde, birinci derecede kıyı gerisindeki yer şe­killeri etkilidir.
f) Kıyıların şekillenmesinde akarsuların, dalgaların ve akıntıların etkisiyle; delta ovaları, kıyı oku, kıyı seti, lagün gölleri, tombolo gibi yer şekilleri meydana gelmiştir.
g) Denizlerimizin doğrudan doğruya okyanuslarla bağlantılı olmaması, gelgit genliğinin az olmasına ve haliçli kıyıların oluşmamasına yol açmıştır.

Ülkemizde jeolojik devirler sonucunda yer şekillerinin gösterdiği ana özellikler şunlardır:



  • Türkiye, Alp-Himalaya kıvrım kuşağı üzerinde yer alan oldukça engebeli ve yüksek bir araziye sahiptir. Ortalama yükseltisi 1132 m'dir. Topraklarımı­zın %55'i 1000 m'nin üzerinde yükseltiye sahiptir. Bu durum iklim, bit­ki örtüsü, nüfus dağılışı, tarım ve ekonomik faaliyetler üzerinde etkilidir.
  • Ülkemizde yüksek dağ sıralarının akarsular tarafından yarılması engebe­yi artırır.
  • Yurdumuzda yüzey şekilleri kısa mesafelerde değişir. Bu durum, iklimin çeşitlenmesine neden olarak yerleşme ve ekonomik yaşam üzerinde etkili olur.
  • Ülkemizde eğimin fazla olması akarsuların akış hızları ve enerji potansi­yellerinin yüksek olmasına neden olur.
5. Ortalama yükseltinin fazla olduğu ülkemizde yüksek plato ve ovalar ge­niş yer kaplar. Bu durumun nedeni, uzun bir aşınım döneminden sonra ülkemizin Dördüncü Jeolojik Zamanda toptan yükselmiş olmasıdır.
6. Türkiye'de yükselti batıdan doğuya doğru artar. Bu durum; ülkemizin ba­tısı ve doğusu arasında doğal, beşerî ve ekonomik bakımdan önemli farklılıkla­rın oluşmasını sağlar.
7. Ülkemizde dağ sıraları batı-doğu doğrultusunda uzanmaktadır. Bu durum kara ve demir yolu ulaşımının batı-doğu doğrultusunda gelişmesine neden ol­muştur.
8. Yurdumuzda; kuzeyde Kuzey Anadolu, güneyde Toros dağları kıyıya pa­ralel uzandıkları için denizin ılımanlaştırıcı etkisi iç kesimlere kadar sokulamaz.
9. Toroslar ve Kuzey Anadolu dağları doğuda birbirlerine yaklaşarak Doğu Anadolu Bölgesi'nin, Türkiye'nin en yüksek bölgesi olmasına neden olmuştur.
10. Ege Bölgesi'nde dağlar kıyıya dik olarak uzanır. Dağ sıraları arasında ba­tı-doğu doğrultusunda uzanan çöküntü ovaları yer alır. Bu durum, denizin ılıman­laştırıcı etkilerinin iç kesimlere kadar sokulmasına, buradaki limanların hinterlan­dının geniş olmasına, iç kesimlerle kıyı kesimleri arasında ulaşımın kolaylıkla sağlanmasına neden olmuştur.
11. Marmara Bölgesi, ülkemizin ortalama yükseltisi en az olan bölgesidir. Bu­rada ovalar geniş yer kaplar. Yer şekillen doğal bir engel oluşturmaz.
12. İç Anadolu Bölgesi'nin etrafı dağlarla kuşatılmıştır. Bu özellik, bölgede karasallığın etkisini artırmıştır. Ayrıca Tuz Gölü ve çevresinin kapalı havza olma­sına neden olmuştur.
  • Ülkemiz, genç ve hareketli bir tektonik kuşak üzerinde yer alır.

Görüntüleme:925, Cevaplar:18

Alt 06-12-2016, 18:19 #2

Jennifer

make-up artist

Sıcak İklimler:
1-EKVATORAL İKLİM :Ekvator çevresinde etkilidir. Her mevsim, her zaman yağış alır. Sıcaklık fazla ve nemlidir.
2-YAZI YAĞIŞLI TROPİKAL (SAVAN) İKLİMİ: 10-20° kuzey ve güney enlemleri arasında görülür. Güneş ışınları yılda iki kez dik açıyla düşer. 2000 derece üzeri yıllık yağış vardır.
3-MUSON İKLİMİ:Güney Güneydoğu ve Doğu Asya’da etkilidir. Yaz mevsiminde yağış, kış ayında ise kuraklık etkilidir.
4-ÇÖL İKLİMİ:150 mm nin altında yağış miktarı olan bölgelerde çöl iklimleri görülür. Sıcak ve Sıcak olarak ikiye ayrılır.

B. ILIMAN İKLİMLER:
1. Akdeniz İklimi: Akdenize kıyısı olan ülkelerde görülür. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.
2. Okyanusal İklim: 30° - 60° enlemleri arasında, karaların batı kıyılarında görülen iklim türüdür. Sıcak su akıntıları sayesinde her mevsim yağış bırakır.
3. Karasal İklim: 30° - 65° enlemleri arasında, karaların deniz etkisi olmayan kısımlarında ve kıtaların doğu kıyılarında görülen iklim türüdür.
4. Step İklimi (Yarıkurak İklim):Geçiş iklimi özelliği taşır.

SOĞUK İKLİMLER
1.Tundra İklimi: Kutup altı iklimdir. En sıcak ay 10 dereceyi geçmez. Toprak yılın tamamına yakınında donmuş haldedir. Çözüldüğünde bataklık halini alır.
2. Kutup İklimiSürekli olarak kar ve buzlarla kaplı olan bölgelere denir.


A- SICAK İKLİMLER
1- EKVATORAL İKLİM
Görüldüğü yerler: 10 kuzey ve güney enlemleri arsında etkilidir. Özellikle Amazon ve Kongo Havzaları ile Malezya Filipinler ve Papua Yeni Gine’de etkilidir.

Özellikleri:
* Yıllık sıcaklık ortalaması 25 °C’nin üstündedir.
* Yıllık ve günlük sıcaklık farkı en az olan iklimdir (1-2 °C civarında). Sebepleri : Güneş ışınlarının bütün yıl dike yakın açıyla düşmesi ve nemliliğin fazla olmasıdır.
* Her mevsim düzenli yağış alır. Fakat en fazla yağış güneş ışınlarının Ekvatora dik geldiği tarihlerde görülür. Buharlaşma arttığı için.
* Yağışlar oluşum bakımından Konveksiyon yağışlarına örnektir.
* Yıllık yağış miktarı 2000 mm ‘nin üstündedir.
* Bitki örtüsü bütün yıl yeşil kalan sık ve uzun boylu yağmur ormanlarıdır.
* Yağışların fazla olması ve yüksek sıcaklık kimyasal çözülmeyi artırmıştır.
* Topraklar fazla yıkandığı için verimi düşüktür ve kırmızı renkli Laterit topraklarıdır.

2- YAZI YAĞIŞLI TROPİKAL (SAVAN) İKLİMİ
Görüldüğü yerler: Ekvatoral iklim ile çöl iklimi arasında görülür (10-20° kuzey ve güney enlemleri arasında görülür)

Özellikleri:
* Bu iklim bölgesinde güneş ışınları yılda iki kez dik açıyla düşer.
* Güneş ışınlarının dik geldiği yaz dönemi yağışlı kışlar kuraktır.
* Sıcaklık ortalaması bütün yıl 20 °C nin üstündedir.
* Yıllık yağış miktarı 1000-1200 mm arasındadır.
* Bitki örtüsü savandır. Savanlar uzun süre yeşil kalan gür ve uzun boylu ot topluluklarıdır. Savan bitki örtüsü içinde yer altı sularının yüzeye çıktığı yerlerde ve akarsu boylarında ormanlar görülür.

3- MUSON İKLİMİ
Görüldüğü yerler: Muson rüzgarlarının etkili olduğu Güney Güneydoğu ve Doğu Asya’da etkilidir.
Özellikleri:

* Muson rüzgarlarından dolayı bu iklimde yaz mevsimi yağışlı kışlar kuraktır. Bu yönüyle savan iklimi ile benzerlik gösterir.
* Sıcaklık ortalaması bütün yıl 10 °C nin üstündedir. Yıllık sıcaklık farkı Savan iklimine göre fazladır.
* Yıllık yağış miktarı 1000-1500 mm civarındadır. Ancak kıyı kesimlerde bu yağış miktarı çok daha fazla olabilmektedir. Örnek Hindistan’ın kuzey doğusunda yer alan Çerapunçi 12000 mm yağış almaktadır (Dünyanın en fazla yağış alan yeridir).
* Bitki örtüsü kışın yaprağını döken geniş yapraklı muson ormanlarıdır. Muson ormanlarının tipik ağacı teak ağacıdır.

4- ÇÖL İKLİMLERİ
Yağış miktarlarının 150 mm nin altında olan bölgelerde çöl iklimleri görülür.
Çöl iklimleri görüldüğü yere göre;

a- Sıcak Çöller ( Tropikal)
* Dönenceler çevresinde görülür. Oluşmasında dünyanın günlük hareketinden kaynaklanan dinamik yüksek basınç etkilidir.
* Görüldüğü yerler: Afrika’nın kuzeyi (Büyük sahra) Arabistan yarım adası Basra körfezi çevresi Hindistan’ın kuzeybatısı (Tar çölü) Avustralya’nın iç kısımları ve batısı Afrika’nın güney batısındaki Namib ve Kalahari çölleri G. Amerika’daki Patagonya Atakama Peru çölleri ve K . Amerika’daki Meksika çölleridir.

Özellikleri:
* Mutlak ve bağıl nem çok düşüktür. Bu sebeple günlük sıcaklık farkı en fazla olan iklimdir.
* Belirli bir yağış mevsimi yoktur.bazı yıllar hiç yağış olmayabilir.
* Mekanik çözülmenin en fazla olduğu iklimdir.
* Yıllık sıcaklık farkı günlük sıcaklık farkı kadar yüksek değildir. Çünkü güneş ışınları bu alanlara yıl boyunca dike yakın açıyla düşmektedir.
* Bitki örtüsü yok denecek kadar azdır. Cılız ot ve çalılıklarla kaktüs iklimin doğal bitki örtüsünü oluştururlar.
* Çöllerde yer altı su seviyesinin yüzeye yakın olduğu veya çıktığı yerler olan vahalar canlı yaşamı için elverişli yerleri oluşturur.

b- Karasal Çöller
* Ilıman kuşak kara içlerinde etrafı dağlarla çevrili çukur alanlarda görülür. Buralarda çöl özellikleri görülme sebebi yağış azlığıdır.
* Görüldüğü yerler: Kızılkum (Özbekistan) Karakum (Türkmenistan) Gobi (Moğolistan) Taklamakan (Çin) Arizona (A.B.D) çölleridir.

c- Soğuk Çöller
* Kutuplarda görülür.
* Çöl denmesinin sebebi yağış azlığıdır. Yağış azlığının da sebebi sıcaklığın düşük olmasıdır. Sıcaklık düşük olduğu için buharlaşma ile atmosfere karışan nem azdır. Dolayısıyla yağış da az olmaktadır. Zemin buzlarla kaplı olduğu için bitki örtüsü yoktur.


B- ORTA KUŞAK İKLİMLERİ
5- AKDENİZ İKLİMİ
Görüldüğü yerler: Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler ( Libya Mısır ve Lübnan hariç. Buralarda görülmeme sebebi yer şekillerinin engebesiz olmasıdır.) Avustralya’nın güneybatısı G. Afrika Cumhuriyetinde Kap bölgesi Şili’nin orta kesimleri ve Kuzey Amerika’da Kaliforniya çevresinde etkilidir.

Özellikleri:
* Yazlar sıcak ve kurak kışlar ılık ve yağışlıdır.
* Yaz sıcaklığı güneş ışınlarının düşme açısına kuraklık ise alçalıcı hava hareketlerine bağlıdır.
* En sıcak ay ortalaması 28-30°C en soğuk ay ortalaması 8-10 °C dir. Yıllık ortalama 18°C dir.
* Kar yağışı ve don olayı çok ender görülür.
* En fazla yağış kışın en az yağış yazın düşer.
* Kışın görülen yağışlar Cephesel kökenlidir. Cephesel yağışlar en fazla bu ikimde görülür.
* Yıllık yağış miktarı yükseltiye göre değişir. Ortalama 600-1000 mm arasındadır.
* Bitki örtüsü maki dediğimiz bodur bitki topluluğudur. Maki; mersin defne kocayemiş zeytin zakkum keçiboynuzu vb bitkilerden oluşur.
* Akdeniz iklimi yurdumuzda Akdeniz Ege G. Marmara ve G.D. Anadolu Bölgesinin batısında görülür. Ancak Akdeniz Bölgesinden uzaklaştıkça enlem yükselti ve karasallığın etkisiyle bozulmaya uğrar.

6- ILIMAN OKYANUS İKLİMİ
Görüldüğü yerler: Batı Rüzgarları sebebiyle Ilıman Kuşak karalarının batısında görülür (Batı ve K.Batı Avrupa Amerika’nın batısı). Yurdumuzda ise Karadeniz kıyılarında etkilidir.

Özellikleri:
* Yazlar serin kışlar ılıktır.
* Her mevsim yağışlıdır.
* En sıcak ay ortalaması 24-25 °C en soğuk ay ortalaması 5-6 °C dir. Yıllık ortalama 13-15 °C dir.
* Günlük ve yıllık sıcaklık farkı azdır. Nemlilik fazla olduğu için.
* Yıllık yağış miktarı 1500 mm civarındadır. Yükseltisi fazla olan yerlerde bu miktar artmaktadır.
* En fazla yağış Sonbaharda en az yağış ilkbaharda görülür.
* Yağış oluşumu yamaç yağışı şeklindedir.
* Bitki örtüsü ormandır.
7- ORTA KUŞAK KARASAL İKLİM
Görüldüğü yerler: Deniz etkisinden uzak kara içlerinde ve ılıman kuşak karalarının doğu kıyılarında (soğuk su akıntısından dolayı) görülür. Yurdumuzda ise Doğu Anadolu Bölgesinde Erzurum –Kars Bölümünde görülür.

Özellikleri:
* Kış erken gelir çok soğuk olur. Kar ortalama 80-90 gün toprak üstünde kalır.
* Yaz da erken gelir ve çok sıcak olur. Karlar hızla erir.
* En sıcak ay ortalaması 20 °C civarındadır. Bazen sıcaklık 30 °C ye kadar çıkabilmektedir.
* En soğuk ay ortalaması –10 °C civarındadır. Bazı günler –40 °C ye kadar sıcaklığın düştüğü de gözlenebilmektedir.
* Yıllık sıcaklık ortalaması 3-5 °C dir.
* Yıllık sıcaklık farkı 40-50 °C ye kadar ulaşabilmektedir.
* En fazla yağış ilkbahar ve yaz dönemlerinde düşmektedir. Karasallık arttıkça yağışlar yaz mevsimine kaymaktadır. Ör. Erzurum –Kars bölümünde olduğu gibi.
* En az yağış kışın düşmektedir ve kar şeklindedir.
* Yıllık yağış ortalaması 500-600 mm civarındadır.

8- STEP İKLİMİ
Görüldüğü yerler: Sıcak ve ılıman kuşak kara içlerinde görülür. Yurdumuzda İç Anadolu Bölgesinde ve Ergene Bölümünde görülen karasal iklim buna örnektir.

Özellikleri:
* Yazlar sıcak ve kurak kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer.
* En sıcak ay ortalaması 20-25 °C dir. En soğuk ay ortalaması da 0- (-2) °C dir.
* En fazla yağış ilkbaharda en az yağış yazın düşer.
* İlkbaharda görülen yağışlar genelde konveksiyon (Kırkikindi) yağışı şeklindedir.
* Yıllık yağış miktarı 250-350 mm civarındadır.
* Bitki örtüsü ilkbahar yağışlarıyla yeşeren yaz başlarında kuruyan küçük boylu ot topluluğudur. Buna step (bozkır) bitki örtüsü denir. Bozkır bitki örtüsü içinde geven deve dikeni gelincik çoban yastığı gibi bitkiler yer almaktadır.

9-TUNDRA İKLİMİ
Görüldüğü yerler: Sibirya İskandinavya Yarımadasının kuzeyinde Kanada’nın kuzeyinde Grönland adasının kıyı kesimlerinde görülür.

Özellikleri:
* En sıcak ay ortalaması 10 °C yi geçmez. Kışın sıcaklık –30 -40 °C’lara kadar iner.
* Toprak yılın büyük bir kesiminde donmuş haldedir. Sadece yazın sıcaklığın artması ile toprağın üst kısmındaki buzlar erir ve bataklıklar oluşur.
* Yıllık yağış miktarı 200-250 mm civarındadır.
* Bitki örtüsü yosun ot ve cılız çalılıklardan oluşan Tundra bitki örtüsüdür.




Alt 08-12-2016, 16:49 #3

Jennifer

make-up artist

"KARMAŞIK NOTLAR.


Alt 08-12-2016, 16:50 #4

Jennifer

make-up artist

"KARMAŞIK NOTLAR.


Alt 12-01-2017, 22:18 #5

Jennifer

make-up artist

Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum. (Çanakkale Savaşında)
Geldikleri gibi giderler. (Mondros sonrası 1918’de İstanbul’a gelen İngiliz zırhlılarını görünce yaveri Cevat Abbas’a dönerek bu sözü söylemiştir.)
Ya istiklal ya ölüm! (Sivas Kongresi konuşması)
Artık Anadolu İstanbul’a değil, İstanbul Anadolu’ya tabi olacaktır. (Amasya Genelgesinden sonra)
Ordular! Hedefiniz Akdeniz’dir, ileri! (Başkomutanlık savaşı)
Siz orada yalnız düşmanı değil bu milletin makus talihini de yendiniz. (2.İnönü zaferi sonrası İsmet İnönü’ye yazdığı telgraf)
Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır. (İzmir Suikastı sonrası, 1926)
Bu bir din olayı değil dil olayıdır. (Bursa olayı diye tabir edilen ezanın Türkçe okunmasına karşı çıkan olaylar sonucu yaptığı yorum)
Hattı müdafa yoktır sathı müdafa vardır. O satıh bütün vatandır. (Sakarya Savaşı)
Ölü doğmuş bir antlaşmadır. (Sevr barışı)
“Cehaletle savaş düşmanla savaştan daha az önemli değildir.”(1. Maarif Kongresi)
Atatürk’ün şahsi meselem (bazı kaynaklarda namus meselem) dediği olay (Hatay sorunu)










Alt 12-01-2017, 22:22 #6

Jennifer

make-up artist

SAKARYA MUHAREBESi Sona Erdikten Sonra Gelişen Olaylar

"KARMAŞIK NOTLAR.5000 şehit, 18000 yaralı, 14000 kayıp ve 1000’e yakın esirle birlikte Türk ordusunun toplam zayiatı, 39 binler civarındadır. Savaş esnasında hayatını kaybedenlerin çoğu subay olduğu için bu savaşa Subay Muharebesi de denmiştir. Yunan ordusu Türk halkına ciddi zararlar vererek geri çekilmiştir. Binlerce Türk ailesi evsiz kaldı. Mustafa Kemal’e Gazi unvanı bu savaştan sonra verilmiştir. Bu savaş Türk Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktası olmuştur. Sakarya Meydan Muharebesi’nin sonuçları şu şekildedir:
  • Tüm ülkede savaş ruhu tekrar kazanılmış, yeni TBMM’ye tepkili olan çoğu kişi desteklemeye başlamıştır.
  • Uluslararası ortamda ülkelerin Türklere bakış açısında ciddi değişiklikler olmuş ve çoğu artık kurulan yeni Türkiye’yi dikkate almaya başlamıştır. Özellikle İngiltere, bu değişimin farkına varmış ve Yunan ordusuna olan desteğini geri çekmiştir.
  • Değişen bakış açıcıyla beraber iki ülkeyle de farklı antlaşmalar imzalanmıştır. Sovyetler Birliği ile Kars Antlaşması, Fransa ile Ankara Antlaşmaları imzalanarak; Türkler kendini güvene almıştır.
  • Bu savaş büyük Kurtuluş Savaşı’nın son savunma savaşı olmuştur. Bundan sonraki savaşlar taarruz adı altında olacaktır.
  • TBMM, kendisini Anadolu’da kabul ettirmiş ve daha fazla destekçi kazanmıştır.
  • TBMM’nin kurulma ve büyüme konusundaki en önemli olay Sakarya Meydan Muharebesi olmuştur.
  • Sakarya Meydan Muharebesi, Türk ordusunun kesin zaferi ile sonuçlanmıştır. Yunan ordusu Türk topraklarından püskürtülmüş ve savaşı kazanamayacakları düşüncesini kabullenmişlerdir.


Alt 12-01-2017, 22:28 #7

Jennifer

make-up artist

1. İnönü Savaşının Nedenleri
Bursa’yı alan Yunanlıların Eskişehir’i almak istemeleri
Sevr Antlaşması’nı kabul ettirmek istemeleri
Yunanlıların Ankara’yı alarak TBMM’yi dağıtıp, Milli Mücadeleye son vermek istemeleri
Çerkez Ethem İsyanı’ndan yararlanmak istemeleri
1. İnönü Savaşının Sonuçları
Albay İsmet İnönü Yunanlıları durdurarak savaşı kazandı.
Kuvayimilliye kaldırılarak düzenli orduya geçildi.
Türk milletinin TBMM’ye ve düzenli orduya olan güveni arttı.
Sevr’in zorla kabul ettirilemeyeceği anlaşıldı.
İtilaf Devletleri, TBMM’yi Londra Konferansına davet etti.
-------------------------------------------------------------------------------
2. İnönü Savaşının Nedenleri
Sevr Antlaşması’nı uygulatmak
Londra konferansı’nın bir sonuca ulaşmamış olması üzerine Yunanlılar Ankara’yı ele geçirerek Milli Mücadele’yi bitirmek istemeleri
İngiltere’nin teşviki
Yunanlıların 1. İnönü yenilgisinin intikamını almak ve prestijlerini kurtarmak istemeleri
2. İnönü Savaşının Sonuçları
İsmet İnönü komutasındaki Türk ordusu Yunanlıları yendi. Bunun üzerine Yunanlılar geri çekildi.
İtalya, Anadolu’yu boşaltma kararı aldı.
Fransa ateşkes antlaşması için görüşmelere başladı.
rk Milletinin Milli Mücadeleyi kazanma ümidi güçlendi.
-------------------------------------------------------------------------


Alt 12-01-2017, 22:37 #8

Jennifer

make-up artist

Yıldırım Orduları Grubu nedir?
I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti`nin Filistin-Suriye-Irak cephelerini savunmak için kurduğu ordu grubu. Bu ordular grubuna `Yıldırım` adı verilmesinin sebebi, Bağdat üzerine yapılacak teşebbüsün gizli kalmasını sağlamaktı.



Alt 12-01-2017, 22:40 #9

Jennifer

make-up artist

ATOLLER.
1 Atoller (mercan adaları) ve Resifler Atol, hayatlarını sıcak denizlerde devam ettiren ve mercan ismi verilen deniz hayvanları iskeletlerinin artıklarının yığılması sonucu meydana gelen birikim şekilleridir. Kıyıya yakın set şeklindeki kaya zincirlerine de resif ismi verilmektedir. Atol ve Resifler, sıcaklığı 18 derecenin üstünde olan denizlerde görülmektedir. Bu derecenin altındaki denizlerde bu şekillere rastlanmaz. Bu sıcaklık derecesinde bulunan denizler 35. kuzey, 32. güney paralelleri arasında yer almaktadır
2 Okyanusya da, Avustralya nın güneydoğu ve kuzeybatı kıyılarında, Hind Okyanusunda, Afrika ve Amerika kıtalarının doğu kıyı kısımlarında, Endonezya Adaları ile Kızıldeniz de Akdeniz kıyılarının bâzı yerlerinde de mercan resiflerine rastlanmaktadır. Resifler çok az büyürler. Büyüme oranları yılda birkaç milimetre ile üç cm arasında değişmektedir. Mercanların denizlerde meydana getirdikleri birikim şekilleri üç kısımdır: Atoller Bunlar deniz ortasında dâireler şeklinde, bâzen deniz ortasında büyük yığınlar hâlinde görülür. Çaplarının 60 km ye ulaştığı görülür. Set resifleri Kıyıdan metre kadar açıklarda kıyıya paralel olarak uzanırlar. Avustralya nın kuzeydoğu kıyı açıklarında bulunan ve 2400 km uzunluğunda olan büyük set diye isimlendirilen resif çok tipiktir. Kıyı ve kenar resifleri Mercanların, hemen karaların kenarlarında kıyı şeridine yerleşmesiyle meydana gelir. Mercan adası ya da Atol, su yüzüne kadar çıkan yuvarlak mercan iskeletinin istifinden oluşan adacıklardır Çoğunlukla volkanik bir taban üstünde milyonlarca mercan polipinin kalkerli iskeletinden oluşmuştur. Ortasında lagün adı verilen bir göl bulunur Mercan polipleri ancak duru, ılık ve kirletilmemiş sularda yaşayabildikleri için, dolayısıyla mercan adalarına (atol) yalnızca ekvatorun iki yanındaki 30" Kuzey enlemi ile 30" Güney enlemi arasında kalan alanda özellikle de Hint Okyanusu ile Büyük Okyanus'ta rastlanır.
3 Mercan adası, okyanusların açığında, bazen kıyıdan binlerce kilometre ötede bulunan bir tür mercan kayalığı ya da resifidir Bütün mercan kayalıkları gibi mercan adaları da, milyonlarca yıl boyunca deniz yatağında üst üste yığılarak biriken milyonlarca mercan iskeletinden oluşur Aralarındaki tek fark, mercan adalarının açık denizlerde, mercan resiflerinin ise kıyıya yakın olmasıdır Özellikle Büyük Okyanus ile Hint Okyanusu'nda rastlanan bu oluşumların en yaygın biçimi, ortasında sığ bir lagünün (denizkulağının) yer aldığı halka ya da at nalı biçimindeki mercan adalarıdır Atol denen halka biçimi mercanadaların oluşumu başlıca üç evreden geçer Çöken bir volkanik adanın eteklerinde zamanla kıyı resifleri oluşur Ada çöktükçe, mercan kolonileri ışığa yakın olabilmek için yükselmeye başlar Sonunda ada sulara gömülür ve geride bir mercan halkası kalır Bu mercan halkasının bazı bölümleri suyun altında, bazı bölümleri üstünde kaldığından, görünümü, kanallarla birbirinden ayrılmış bir adalar zincirini andırır Dar olan bu kanallardan geçmek tehlikelidir; ama bir kere geçildiğinde, atolün ortasındaki lagün okyanusun güçlü fırtınalarına karşı oldukça güvenli bir liman sağlar
4 Atollerin çoğu, kıyıdan uzaklığına ve okyanus fırtınalarının tehlikelerine karşın, yüzyıllarca Polinezyalılar, Mikronezyalılar ve Maldivliler gibi deniz halklarını barındırmıştır Kıtalarla bağlantısı olmayan bu yalıtılmış ortamlar aynı zamanda ender görülen yabanıl hayvanların ve kuş kolonilerinin yeryüzündeki son barınaklarıdır Ne var ki, bu uzaklık, bir zamanlar nükleer denemeler için en uygun yer olarak gene atollerin seçilmesine neden olmuştur Büyük Okyanus'un ortasındaki Kwajalein ile Christmas adaları dünyanın en büyük atolleridir ve ABD'nin stratejik askeri üslerini barındırır
5 Büyük Set Resifi Avustralya nın doğu sahillerinde bulunan Lady Elliot tan Cape York a kadar uzanır.bu sığ kıyı suları bölgesi hem biyolojik,hem jeolojik hem de sunduğu manzaralar açısından zengin türlere ev sahipliği etmesi ile dünyanın önemli doğal harikalarından biri olmuştur.dünya mirası ve deniz parkı olarak anılmaya başlanması güzel ama kırılgan alan açısından hayati bir öneme sahiptir. Büyük Set Resifi nin (Great Barrier Reef) bugünkü görüntüsünü borçlu olduğu,deniz hayvanları yanı sıra öncelikle mercan polipleridir.bu küçük,ilkel canlılar geniş koloniler halinde yaşarlar.mercan aslında kireçtaşı bir iskelete ve yumuşak bir beden sahip olan ve resifin ana yapı malzemesini üreten bir organizmadır.canlı bir resif binlerce yıllık yaşamın ve ölümün bir ürünüdür.ana kütlesi poliplerin önceki kuşakların boş iskeletleridir.


Alt 12-01-2017, 22:41 #10

Jennifer

make-up artist

"KARMAŞIK NOTLAR.


Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



"KARMAŞIK NOTLAR. Konusuna Benzer Konular

Karmaşık ilişkiler


ANTALYA’da 44 yaşındaki Celal Alkış’ın geçen eylülde öldürülmesiyle ilgili iddianamede, Alkış’ı kaçak sigara ticareti yaptığı iddia edilen yakın...

karmaşık


bugün geçmişi deştim biraz.... herşeye çok şaşırdım... birazda özlem var tabi...kafam çok karışık... geçmişimle geleceğim arsında ince bir çizgi...

Karmaşık


“Aşk; yıllar geçiyor ve ben aşkı unutuyorum artık… Aşk deyip yalancı hoşlanmaların peşinden koşup kandırmaca içindeyim” diyordu Ekrem. Çevresinde o...

karmaşık söylemler


Bir yandan çok kararsızım, diger yandan pek değil. Katlanamadığım birşey varsa o da hoşgörüsüzlük. Bu dünya duyarsız insanlarla dolu. Amaan...

Herşey karmaşık..


Kabuk değiştirirken soğumasın yerim..tamamlanmayı bekleyen, yarım kalmış bir yazı daha asılı dursun kendi gökyüzümde.. Bu kadar zorken gömmek...




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:30 .